Hacking

Ergenlikte herkesin hayaliydi. Arkadaşlarının E-Mail adreslerini hacklemek isteyenlerden tut 6 haneli ICQ numarası için “brute force” tekniği ile günlerce sonuca ulasmaya çalışan arkadaşlarım vardı.

Analoji yapmayı seven bir insan olarak bu konuyu da sihirbazlık üzerinden anlatmaya çalışacağım.

Bilmediğimiz şeyler bizi korkutur ve heyecanlandırır. O yüzden Hollywood hem sihirbazlık hem bilgisayar korsanlığı üzerine sayısız film çekmiştir. Ama gerçek hayatta eğer bir kart sihirbazlığının nasıl yapıldığını öğrendiğinizde pek bir heyecanı kalmaz.

Kart oyunlarında genelde bir kaç teknik kullanılır. Birisi gelip size “Bir kart seç, herhangi bir kart!” dediğinde, hokkabazımızın uyguladığı bir kaç seçenek var.

Forcing” yani size özgür seçim hakkı vermiş gibi hissettirip, kendi istediği kartı seçtirmek. Ve ya seçilen kartı, bir kaç kart manipülasyon hareketleriyle, görmek, yerini değiştirmek ya da işaretlemek.

Ama emin olun hiç kimse aklınızı okuyamaz ya da geleceği göremez. Aynı şekilde bir insanın E-Mail, Facebook ya da Twitter’ını hacklemek için toplamda yine bir kaç teknik var. En çok kullanılanlar

Phishing: Güvenilir bir otorite gibi davranarak sizden kişisel bilgilerinizi istemek. Mesela internet bankacılığı kullanıyorsanız. O bankada çalışıyormuş gibi size telefon açıp ya da E-Mail yollayıp bilgilerinizi çalmak.

Malware: Bilgisayara fiziksel erişim ile ya da kullanılan bir yazılımdaki güvenlik açığı, genelde işletim sistemi açıkları, ile bilgisayarınıza kötü niyetli yazılım yükleyerek. Bu konuda en çok kullanılan yazılımların adı keyloggerlar. (Partnerinize bile güvenmeyin)

Yani demem o ki; birinin gizli bilgilerine ulaşmak için bilgisayarın başında 3D hacking animasyonlarına ya da Matrix filminde olduğu gibi kayan yeşil anlamsız karakterlere bakarak yapılmıyor.

 

Leave a Reply